Adnan Oktara İki Soru!!

Birincisi, Oktar bilimin hemen hemen her dalında, bu dalların alt dallarında, özel uzmanlık isteyen alanlarda iddialarda bulunuyor ve yorumlar yapıyor. Eğer bilimsellik iddiası da taşıyorsa, bütün bu alanlarda fikir sahibi olmasını sağlayan formasyonu nasıl edindiğini açıklayabilir mi? Dünyada hiçbir bilim insanı, bu kadar çok dalda ve bu kadar çok konuda iddiada bulunacak bilgi düzeyine sahip değildir; olamaz da. Adnan Oktar bu düzeye nasıl ulaşmıştır?

Diyelim ki çok çalışmış ve ulaşmıştır; büyük bir âlimdir. Oktar, bu birikimini sınamaya, Atlas’ta ele alınan herhangi bir konudaki herhangi bir iddiasını, konunun bir uzmanı ile kamuoyu önünde tartışmaya var mıdır? Örneğin bir biyologla diyelim “ara geçiş formları”nı; bir fosilbilimciyle genel anlamda fosilleri, bir botanikçiyle bitki fosillerini, bir böcek bilimciyle böcek fosillerini, bir fizikçiyle Termodinamiğin yasalarını, bir antropologla insanın geçmişini, bir toplum bilimciyle uygarlık tarihini vb, kendisinin de girdiği uzmanlık isteyen ayrıntılarıyla tartışmaya hazır mıdır?
İkinci sorumuz, “değirmenin suyu” ile ilgili. Hologram kapaklı, 800 sayfa kuşe kâğıtlı, bol fotoğraflı Yaratılış Atlası’nın birim maliyeti, nereden bakarsanız bakın, en azından 100 YTL’dir. Harun Yahyacılar bu kitabın binlercesini bedava dağıtıyorlar. Sadece bir kitabın böyle dağıtılmasının maliyeti trilyonları bulmaktadır. Kaldı ki, aynı grubun, çıkardıkları diğer kitapları meydanlara tırlarla getirip bildiri dağıtır gibi bedava dağıttıkları biliniyor. Bu değirmenin suyu nereden gelmektedir?

Bilim ve Gelecek dergisini yüz binlerce basıp Taksim Meydanı’nda gelen geçene bedava dağıtsak, bize “bu parayı nereden buldunuz?” diye sormazlar mı? Biz de Harun Yahya’ya ve yayıncısına soruyoruz: “Nereden buldun?”

Reklamlar

1 Yorum »

  1. oktaradnan said

    Erişime engellenen siteye bırakılan Yorumlarınızı buraya taşıyorum

    Can Says:
    June 5th, 2007 at 1:12 pm e
    Bende soru sormak istiyorum.
    Peygamberimiz ve Atatürk’un askeri yonleri tartısılmayacak üstünlüktedir.Hayatları hep savas ve zorlukla gecmiş.Cpehelerde hep en onde savasmışlar.Hatta Sahabeler savasta peygamberimizin arkasına sığınırlarmış.
    Merak ediyorum .Askerliğini bir gün gibi kısa bir zamanda yapmış.hiç postal giymiş mi yada kumuflaş .yada hiç Ağrı dağının eteklerinde arkadasını sehit vermiş mi?Annesini arayıp Anne ben 3 ay eğitime gidicem belki seni arayamam diyip aslında Ağrı dağında İntikale cıkmış mı?
    BUnca seye rağmen hala ben askerlğimi yaptım diyorsan ÖRNEK aldığın insanlara karsı sorumlu değilmisin?
    Diğer sorumda Turk Silahlı Kuvvetlerine:Sizce bir kişinin sırf parası ve yasından dolayı askerlikten muaf edilmesinin sebebi benim fakir ve arkamda kimsenin olmamasımı.
    Ben 15 ay 15 gun askerlik yaptım.Eğer AO askerliğini 1 gun yapmışsa bana 15 ay 14 gunun hesabını kim vericek.bunun bedelini bana kim ödeyecek.Eğer bir bedel ödemek istiyorsanız AO yu Askere alın.Silah tutsun -Nöbet tutsun pusuya cıksın .
    eğer yapmıyacaksa ve devletimiz bunu görmemezlikten gelicekse ben Hakkımı helal etmiyorum

RSS feed for comments on this post · TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: